Blog

Psikoteknik Simülatör Sonuçları Nasıl Yorumlanır? Performans Grafikleri Rehberi

psikoteknik simülatör sonuçları

Ticari araç sürücülerinin psikoteknik değerlendirmesinde en çok kafa karıştıran kısım, testten sonra verilen “grafikler” ve sayısal değerler oluyor. Ekranda yeşil, kırmızı alanlar; yüzdelik dilimler; saniyeler; hata sayıları… Hepsi tek tek bakınca anlaşılır, birlikte bakınca ise sürüş davranışı hakkında net bir profil çıkarır.

Bu yazıda psikoteknik simülatör sonuçlarını okurken hangi metriklere odaklanmanız gerektiğini, performans grafiklerinde “iyi” ve “riskli” sinyallerin nasıl ayırt edildiğini, sık kullanılan test başlıklarının rapora nasıl yansıdığını adım adım ele alıyorum.

Psikoteknik simülatör raporu neyi ölçer?

Psikoteknik simülatör testleri “araç kullanmayı biliyor musunuz?” sorusundan çok, trafikte güvenli karar üretme kapasitenizi ölçer. Değerlendirme, ağırlıkla bilişsel alanlar ve psikomotor performans üzerine kurulur. En sık karşılaşılan ölçüm başlıkları şunlardır: dikkat ve algılama, muhakeme (anlama ve değerlendirme), hız ve mesafe algılama, geniş görüş alanı (periferik farkındalık), görsel yapı algısı (süreklilik), tepki hızı ve koordinasyon.

Bir raporda bu alanların her biri tek bir “puan” gibi görünse de çoğu zaman birden fazla gösterge ile desteklenir: yüzdelik dilim, ortalama tepki süresi, hata türleri, tutarlılık (dalgalanma) gibi.

Rapor çıktısında en kritik 4 veri: hız, doğruluk, tutarlılık, norm

Grafikleri doğru okumak için önce rapordaki sayıların neyi anlattığını netleştirmek gerekir. Aynı testte hem çok hızlı olup hem çok hata yapan bir profil, güvenlik açısından iyi sayılmaz. Tersi de geçerli: Çok yavaş ama hatasız bir profil de trafikte risk üretebilir.

Bu yüzden raporu okurken aynı anda dört “ana eksen” düşünün:

  • Hız: Tepki süresi, yanıt verme süresi, işlem süresi (çoğunlukla saniye cinsinden).
  • Doğruluk: Doğru sayısı, yanlış sayısı, kaçırma (yanıt vermeme), yanlış alarm.
  • Tutarlılık: Aynı test içinde performansın sabit kalması ya da dalgalanması (grafikte iniş çıkışlar, standart sapma).
  • Norm (kıyas grubu): Yaş ve eğitim düzeyine göre ulusal normlarla karşılaştırma (çoğunlukla yüzdelik dilim).

Bu dört başlık, raporda “iyi” görünen tek bir değerin yanlış yorumlanmasını engeller.

Yüzdelik dilim (percentile) ne demek, “40’ın altı” neden konuşulur?

Psikoteknik raporlarında sıkça yüzdelik dilim görürsünüz. Bu, sizin sonucunuzun aynı yaş ve eğitim grubundaki kişiler içinde nerede durduğunu gösterir. 70. yüzdelik dilim, grubun önemli bir kısmından daha iyi performans demektir. 20. yüzdelik dilim ise performansın normun belirgin altında kaldığını işaret eder.

Saha uygulamalarında özellikle dikkat ölçümlerinde “Türkiye normuna göre 40. yüzdelik dilimin altı düşük” şeklinde bir eşik yaklaşımıyla karşılaşılır. Buradaki kritik nokta şu: Bu eşik tek başına karar değildir; tepki süreleri, hata türleri ve tutarlılıkla beraber ele alınır. Yani 39. yüzdelik görüp panik yapmak da, 41 görüp tamamen rahatlamak da doğru yaklaşım değildir.

Tepki süresi grafikleri: ortalama kadar “dalgalanma” da önemli

Tepki süresi raporda genelde “ortalama” olarak verilir. Bazı kaynaklarda seçici dikkate bağlı tepki hızında tek uyarana yanıtın 1,50 saniyeyi aşmaması beklendiği ifade edilir. Burada iki ayrı risk tipi vardır:

Birincisi doğrudan yavaşlık: ortalama zaten yüksekse sürüşte ani gelişen durumlara geç reaksiyon ihtimali artar.

İkincisi tutarsızlık: ortalama fena değilken grafik çok dalgalanıyorsa, sürücü bir bölümde iyi odaklanıp bir bölümde dağılıyor olabilir. Bu durum uzun yol, yoğun teslimat temposu, vardiya, uykusuzluk gibi etkenlerle birleşince gerçek trafikte daha belirgin hale gelir.

Tepki süresi grafiğine bakarken şu üç soruyu sorun:

  1. Çizgi genel olarak düz mü, yoksa zikzak mı?
  2. Sonlara doğru kötüleşme var mı (yorgunluk belirtisi)?
  3. Bazı anlarda belirgin “tepe” yapıyor mu (kopma anları)?

Hata türlerini ayırmak: yanlış alarm mı, kaçırma mı?

Grafiklerde kırmızı işaretlerin hepsi aynı anlama gelmez. İki hata türü sürüş davranışı açısından farklı şey söyler:

  • Kaçırma (miss/atlama): Uyarı geldiği halde yanıt vermemek. Trafikte “görmedim” veya “fark etmedim” tipine yakındır.
  • Yanlış alarm (false alarm): Uyarı yokken varmış gibi yanıt vermek. Trafikte “aceleci, dürtüsel” kararlarla benzeşebilir.

Özellikle görsel süreklilik ve geniş görüş alanı testlerinde yanıltıcı uyaranlara yüksek oranla tepki verilmesi, dikkatin hedefte kalmakta zorlandığını gösterebilir. Bazı değerlendirme kriterlerinde yanıltıcı uyaran tepkilerinin yüzde 40’ı aşması uyarı olarak ele alınır.

Sık kullanılan test adları raporda nasıl görünür?

Merkezden merkeze cihaz ve rapor formatı değişse de benzer test mantıkları kullanılır. Aşağıdaki tablo, raporda sık karşılaşılan test başlıklarını ve “hangi grafiğe bakılır” sorusunun pratik karşılığını özetler.

Test / Alan Raporda genelde görülen metrikler Olumlu sinyal Uyarı sinyali
Seçici dikkat (ör. Signal) Yüzdelik dilim, doğru-yanlış, kaçırma 40+ yüzdelik ve düşük kaçırma 40 altı yüzdelik, sık atlama/yanlış
Muhakeme (ör. SPM) Başarı yüzdesi, norm karşılaştırması Eğitim düzeyine göre norm üstü Eğitim düzeyine göre düşük performans
Hız ve mesafe algılama (ör. HMT) Tahmin sapması, karşılaştırma grafiği Sapmanın düşük kalması Gerçek değerden yüzde 30+ sapma
Geniş görüş alanı (ör. IIB) Sağ-sol uyarı yakalama, yanlış alarm Dengeli yakalama, az yanlış Yanıltıcıya fazla tepki, kaçırma artışı
Görsel süreklilik (ör. VLT) Yanıltıcı uyaran tepkisi, doğru oranı Hedefe odaklı, hata düşük Yanıltıcıya tepki yüzde 40+

Tablodaki eşikler, uygulamada sık referans alınan örnek yaklaşımlardır. Resmi karar, raporun tamamı ve uzman değerlendirmesiyle verilir.

“Hızlı ve hatalı” bölgesi neden risk kabul edilir?

Bazı raporlarda hız ve doğruluk iki eksenli bir grafikte gösterilir. Bu grafikler sürücünün “hız kalite dengesi”ni anlatır. Pratik yorum şudur:

Hızlı olmak tek başına artı değildir; hızın yanına doğruluk eklenmelidir. Trafikte hızlı karar bazen hayat kurtarır, bazen de düşünmeden yapılan bir hamle olur.

Bu dengeyi akılda tutmak için basit bir çerçeve iş görür:

  • Hızlı ve hatasız
  • Yavaş ve hatasız
  • Yavaş ve hatalı
  • Hızlı ve hatalı

Bu dört kutu içinde en çok dikkat isteyen profil “hızlı ve hatalı” olandır. Çünkü sürücü tepki veriyor, hatta çabuk veriyor; fakat hedefi seçmekte, filtrelemede veya değerlendirmede zorlanıyor olabilir. Özellikle şehir içi dağıtım, yolcu taşımacılığı, yoğun kavşaklar gibi alanlarda bu profil daha hızlı risk üretir.

Grafiklerde “kırmızı bayrak” sayılabilecek işaretler

Tek bir testte düşük çıkmak her zaman aynı sonucu doğurmaz. Yine de bazı işaretler, raporu okurken daha yakından bakmayı gerektirir.

Aşağıdaki durumlar sık görülen uyarı işaretleridir:

  • Dikkat yüzdelik dilimi: 40’ın altına düşmesi
  • Tepki süresi: 1,50 saniyenin belirgin üstünde kalma ya da bariz tutarsızlık
  • Hız-mesafe tahmini: yüzde 30’dan fazla sapmanın tekrarlaması
  • Hata paterni: yanlış alarm veya kaçırmanın test boyunca kümelenmesi
  • Grafik eğilimi: test sonuna doğru hız düşerken hatanın artması

“Bir test kötü, diğerleri iyi” olursa nasıl okunur?

Sürücü profilleri çoğu zaman karma olur. Dikkat iyi, hız-mesafe zayıf çıkabilir. Muhakeme güçlü, periferik farkındalık dalgalı olabilir. Burada doğru yaklaşım, “hangi sürüş senaryosunda bu zayıflık öne çıkar?” sorusunu sormaktır.

Örnek yorum mantığı:

  • Dikkat düşük, tepki yavaşsa: yoğun akışta kritik uyarıyı geç fark etme riski artar.
  • Tepki hızlı, yanlış alarm yüksekse: aceleci hamle ve gereksiz frenleme gibi davranışlar görülebilir.
  • Hız-mesafe sapması yüksekse: takip mesafesi ayarı ve sollama zamanlaması zorlaşabilir.
  • Muhakeme norm altında kalıyorsa: karmaşık durumda doğru seçeneği ayırt etme zorlaşabilir.

Bu tür eşleşmeler, raporu “ehliyet sınavı gibi” değil, “iş güvenliği ve trafik güvenliği verisi” gibi okumayı sağlar.

Teste girmeden önce performansı etkileyen 6 pratik nokta

Psikoteknik, sürücünün o anki yorgunluğunu da yakalayabilir. Bu, değerlendirme açısından değerli olabilir; yine de testin sağlıklı yapılması için temel koşulların korunması gerekir.

Kısa bir kontrol listesi işinizi kolaylaştırır:

  • Uyku: Mümkünse önceki gece yeterli uyku
  • Kafein: Aşırıya kaçmamak
  • Açlık ve susuzluk: Çok tok ya da çok aç olmamak
  • İlaçlar: Uyku yapan ilaçları uzmanınıza bildirmek
  • Görme: Gözlük kullanıyorsanız mutlaka yanınızda olması
  • Stres: “Hata yaparsam biter” düşüncesine kapılmamak

Rapor sonrası süreç: belge ve değerlendirme adımlarını karıştırmayın

Psikoteknik simülatör çıktısı, tek başına “oldu bitti” anlamına gelmez. Uygulamada rapor, psikolog değerlendirmesiyle tamamlanır; mevzuata göre gereken durumlarda hekim muayenesi süreçte yer alır. Bu yüzden raporu alır almaz sadece son sayfadaki “uygun” ibaresine odaklanmak yerine, alt testlerin detayına göz atmak daha doğru olur.

Özellikle ticari sürücülerde SRC, psikoteknik ve diğer zorunlu adımlar birbirine bağlı yürür. İstanbul’da Beylikdüzü, Esenyurt, Avcılar, Büyükçekmece, Küçükçekmece, Hadımköy hattında çalışan sürücüler için zaman planlaması ayrı önem taşır; randevu, evrak, eğitim ve sınav takvimi üst üste bindiğinde gecikmeler yaşanabilir.

Beylikdüzü Kaya SRC ODY ÜDY Kursu gibi MEB yetkili kurumlarda SRC eğitimleriyle psikoteknik sürecinin tek noktadan planlanması, sürücünün aynı hafta içinde farklı yerlerde koşturma ihtiyacını azaltır. Merkez seçerken “yakınlık” kadar, raporlama standardı, bilgilendirme kalitesi ve güncel materyal kullanımı da sorulması gereken konulardır.

Performans grafiğini elinize aldığınızda kendinize sorun

Grafikler bir bakışta karmaşık görünür; doğru soruları sorunca hızla anlam kazanır. Rapora bakarken bu üç soruyu bir kenara not etmek çoğu sürücüye netlik sağlar:

  • Bu test “trafikte hangi duruma” karşılık geliyor?
  • Benim sonucum norm grubuna göre nerede, yüzdelik ne söylüyor?
  • Hız mı sorun, doğruluk mu, yoksa tutarlılık mı?

Bu sorularla ilerlediğinizde psikoteknik simülatör sonuçları “kırmızı yeşil”den ibaret olmaktan çıkar; hangi alanda güçlüsünüz, hangi alanda daha dikkatli olmalısınız, hangisi eğitimle toparlanır gibi daha gerçekçi bir okuma yaparsınız.

Bilgi Al